Mardin'deki tescilli markaların karşılaştığı en büyük risklerden biri, piyasada hızla yayılan taklit ürünler ve hizmetlerdir. Bir marka sahibinin hakları izinsiz olarak ihlal edildiğinde, yani marka tecavüzü gerçekleştiğinde, hızlı ve etkili hukuki adımlar atmak zorunludur. Marka ihlaline uğrayan Mardinli bir işletmenin başvurabileceği en kritik hukuki araçlardan biri, tecavüzün derhal durdurulmasını sağlamak için mahkemeden talep edilen ihtiyati tedbir kararıdır. İhtiyati tedbir kararı ile taklit ürünlerin üretimi, satışı veya piyasaya sürülmesi geçici olarak durdurulur, böylece marka sahibinin zararı artmadan önlenmiş olur.
İhtiyati tedbirin ardından açılan Marka Tecavüzü Davası ise, ihlalin kesin olarak tespiti, tecavüzün devamının önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazmini ile haksız kazancın iadesini amaçlar. Bu davalarda, mahkemeler genellikle tecavüz eden taraftan elde edilen tüm kazancın (haksız kazanç) marka sahibine ödenmesine hükmedebilir. Ayrıca, tescilli markanın gücü ve bilinirliği (Mardin'de yerel ünü) ispat edilerek tazminat miktarı artırılabilir. Fikri mülkiyet hukuku alanında uzman bir avukat ile çalışmak, Mardin'de markanızın hukuki olarak tam anlamıyla korunmasını ve haklarınızın eksiksiz geri alınmasını sağlar.