Gaziantep, sadece zengin mutfağıyla değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan güçlü sanayisi ve ticaret hacmiyle de tanınır. Bir Gaziantepli girişimci olarak, piyasaya sürdüğünüz her ürün, sunduğunuz her hizmet, bir kimlik taşır ve bu kimliğin adı markadır. Marka tescili, bu kimliği yasal olarak koruma altına almanın, rakiplerinizden ayırt etmenin ve Gaziantep'in köklü ticaret geleneği üzerine inşa ettiğiniz itibarınızı geleceğe taşımanın ilk ve en kritik adımıdır. Gaziantep’in yoğun rekabet ortamında, tescilsiz bir marka kullanmak, emeğinizin ve yatırımınızın kolayca taklit edilmesine kapı açmak demektir.
Marka tescilinin bir işletme için sağladığı en büyük fayda, markanız üzerinde münhasır (tekel) hak sağlamasıdır. Bu hak, markanızın aynısının veya tüketiciler arasında karışıklığa yol açacak kadar benzerinin, tescil ettiğiniz mal ve hizmet sınıflarında başkası tarafından kullanılmasını hukuken engeller. Özellikle Antep Baklavası veya yöresel el sanatlarına atıfta bulunan isimler kullanıyorsanız, tescil bu yöresel değeri koruma altına alır. Tescilli bir marka, şirketinizin değerini maddi olarak artıran gayrimaddi bir varlık olarak bilançonuzda yer alır ve franchising, lisanslama gibi büyüme modellerinin temelini oluşturur. Markanın tescili, sadece Türkiye sınırları içinde koruma sağlarken, Gaziantep'in güçlü ihracat potansiyeli düşünüldüğünde, uluslararası tescil stratejilerini de planlamayı gerektirir. Özetle, Gaziantep'te marka tescili, yalnızca bir yasal prosedür değil, aynı zamanda rekabetçi bir pazarda var olma ve büyüme stratejisinin merkezidir.